Sokakta birbirini kovalayan iki kedi gördüm ve rol yapmaktan çok sıkıldığımı fark ettim. Böylesi çok daha kolaydı oysa. Yarasalar aslında hiç olmamıştı. Tilkiler kürkçü dükkanlarını kapatmıştı. Yağmur bile yağacak mı demeden yağıyordu ve ben buna hiç üzülmüyordum. O kadar garip ki. Sana anlatamam. Anlatamam sorma. Sana o kadar benzemedim çünkü. Yalan söyleyemem. Beni bilirsin. Kafamın bi yamuğu vardır ki, ne düşünse ağzından çıkar. Genelde yanlış çıkar, yalnız kalır.
Şimdi düşününce yamukla birlikte, biz gitmeye karar verdik. Çoktan bitmişken üstelik. Komik değil mi? Değil. Çünkü ben bugün anladım. Bilirsin geç anlarım. Birbirimize benzedik bu yüzden. Anladığın gün, koynuşların asla aynı olamayacağını, söyle bana. Üzülme ama anladığında. Çünkü ben anladığım gün, biraz geç olmuştu, kokular farklı ve koynuşlar aynı değildi. Önemi yoktu çünkü piçinellam ölmüştü. Üzüldüm işte ama hiç ağlamadım. Kızarsın ağlamama. Hatırlıyor musun? Sahi hatırlıyor musun? İnci sokak vardı. Kafaların kocaman, herşeyin mümkün geldiği o sokağı? Kaybolmuştuk. Düşünsene aslında şimdiden çok bir farkı yoktu. Bugünkü gibi kaybolmuştuk.
Tek fark 21 gram daha fazlaydık.
Birbirimize fazlaydık. Benim kocaman ayaklarım, seninse kocaman bir kalbin vardı. Herkesin sende bir yeri vardı. Geçmişin elinden tutup giderdik her yere. Bir gün, bıraktığın elin benimki olacağını bilemezdik. Biliyor musun? Artık zerre umurumda değil. İnsana en yakınlarının bile yalan söyleyerek salak yerine koymaya çalıştığı bi dünyadan bahsediyoruz sonuçta. Üzülmezdim ki, dedim ya artık yağmur bile yağacak mı diye sormadan yağıyor buralara.
Boşver şimdi bunları Atlantis’i hiç anlatmadım sana. Birbirinden kopan kıtalardan bazıları da burada. Anlatılanların aksine hiç de öyle bir gecede batmış gibi değiller. Sonuçta insan herşeyini bir gecede kaybetse, üzülür. Buradakiler öyle değil. Belki de rol yapıyorlardır. Belki de burası rol yapanların uygarlığıdır ve Platon bunu hiç anlayamamıştır. Kim bilir.
Düşünmüyorum artık. Nedenleri nasılları bıraktım, tamam kısmındayım. Tamamlanıyor insan çünkü. Kafamın yamuğu doluyor. Görsen inanmazsın. Görme de zaten. Çünkü ben senin neyi nasıl doldurduğunu bilmeyi hiç istemedim. Böyle olmamalıydı, biliyorsun. Piçinellam rakı şişesinin balığı değildi ve sudan çıkan balığa dönmeyi hiç hak etmemişti. Boşver ama üzülme. Artık önemi yok. Düşününce biz zaten birbirimizi o gün, o en güzel tatilde, öldürmüştük. Benim göğsümden giren senin içinde kalmıştı, kaybetmiştik. Kör olmuştuk, sağır kalmıştık. Bundan çok daha iyisini yaşamıştık. Burada yazılanların milyonda biri olamazdı. Kafamız olurdu da biz yine olmazdık.
Hani yarasaların uçamadığı efsane vardı ya, o da yalanmış bu arada.
Şimdi izninle.
Siktirip gitmem gereken bir yalan var da.
F.